Zorla Görevlendirme Yapılabilir mi? Tarihsel Arka Plan, Hukukî Çerçeve ve Güncel Tartışmalar Giriş: “Zorla görevlendirme” neyi ifade eder? Zorla görevlendirme ifadesi, kamu personelinin rızası olmaksızın başka bir görev, yer veya kurumda çalıştırılması çağrışımını taşır. Burada kritik ayrım; angarya/“zorla çalıştırma” ile idarenin geçici görevlendirme ya da naklen atama gibi kanunda açık dayanağı olan tasarrufları arasındadır. Türkiye’de hukuk düzeni angaryayı kesin biçimde yasaklarken, kamu hizmetinin sürekliliği için bazı istisnaî görevlendirme araçlarına izin verir. Bu iki alan çakıştığında “zorla görevlendirme” tartışması doğar. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 18. maddesi, “Hiç kimse zorla çalıştırılamaz. Angarya yasaktır” der ve sadece sınırlı istisnaları sayar. :contentReference[oaicite:0]{index=0} Tarihsel arka plan:…
Yorum BırakKategori: Makaleler
Bir Ekonomistin Gözünden: Zeytin Aşısı, Kaynaklar ve Seçimlerin Ekonomisi Ekonominin özü, sınırlı kaynaklar karşısında yapılan bilinçli tercihlerdir. Her karar, bir fırsat maliyeti taşır; bir seçimin bedeli, vazgeçilen diğer olasılıklardır. Bu durum sadece finansal piyasalarda değil, doğanın sessiz düzeninde de geçerlidir. Bir ekonomist olarak bazen laboratuvar grafiklerinden çok bir zeytin ağacının gövdesine bakarak düşünürüm: “Doğanın üretim stratejisi bizim ekonomik modellerimizden ne kadar farklı?” Zeytin göz aşısı işte bu soruların doğal bir yansımasıdır. Çünkü o da bir yatırım, bir kaynak planlaması ve geleceğe yapılan stratejik bir tercihtir. Zeytin Göz Aşısı Ne Zaman Yapılır? Doğanın Takvimi, Ekonominin Ritmi Zeytin göz aşısı genellikle Mayıs…
Yorum Bırak“Ya Safi entel Safi” ifadesi, Türkçede genellikle “çok entel” veya “entel dantel” gibi anlamlarda kullanılan bir deyimdir. Bu deyim, bir kişinin aşırı entelektüel veya kültürel bir tavır sergileyerek, halktan veya sıradan insanlardan farklı bir duruş sergilemesini eleştiren bir anlam taşır. “Ya Safi” kısmı, Allah’ın Esmaül Hüsna’sında yer alan “Eş-Şâfî” ismini çağrıştırarak, “şifa veren” anlamına gelir. Ancak bu bağlamda, deyimin dini bir anlamı yoktur; daha çok halk arasında kullanılan bir tabirdir. Tarihsel Arka Plan “Ya Safi entel Safi” deyiminin kökeni, Osmanlı İmparatorluğu’nun son dönemlerine ve Cumhuriyet’in ilk yıllarına dayanır. Bu dönemde, Batı kültürünün etkisiyle entelektüel bir sınıf ortaya çıkmış ve bu…
Yorum BırakTürk Dilinin Şiveleri: Psikolojik Bir Mercekten Bakış İnsan davranışları, kelimelerle şekillenir, ancak bu kelimelerin biçimleri bazen bilinçaltımızın derinliklerinden gelir. Bir psikolog olarak, her kelime ve her şive, bizlere bir toplumun ruh halini, duygusal altyapısını ve sosyal ilişkilerini anlatır. Türk dilinin şiveleri, sadece kelime farklılıkları değil, aynı zamanda bir toplumun psikolojik yapısını yansıtan derin izler taşır. Dil, insanın en temel iletişim aracıdır, ancak bunun ötesinde, insanın kendisini ifade etme biçimi ve dünyayı algılayışını şekillendiren bir yapıdır. Türk dilinin şiveleri, farklı coğrafi bölgelerde ortaya çıkan dilsel farklar olarak kabul edilse de, her şive bir psikolojik fenomenin yansımasıdır. Bu yazı, Türk dilinin şivelerinin…
Yorum BırakTepegöz Gerçekte Kimdir? İnsan Zihninin Karanlık Aynasında Bir Psikolojik Yolculuk İnsan davranışlarını anlamaya çalışan bir psikolog olarak bazen mitolojik figürlere, halk hikâyelerine ya da efsanelere baktığımda, onların aslında insan ruhunun yansımaları olduğunu görürüm. Tepegöz, yalnızca bir Türk destanının korkunç yaratığı değil, aynı zamanda insanın iç dünyasındaki bastırılmış öfkenin, reddedilmiş benliğin ve yıkıcı arzuların sembolüdür. Peki, Tepegöz gerçekte kimdir? Bu sorunun cevabı, dışsal bir canavarda değil, çoğu zaman kendi içimizde gizlidir. Mitolojik Bir Canavardan Psikolojik Bir Metafora Tepegöz, Dede Korkut hikâyelerinde insan ile doğaüstü varlık arasında sıkışmış bir figür olarak anlatılır. Annesi bir peri, babası bir insandır. Bu melez köken, onun…
Yorum BırakKamus-ı Âlâm Kimin Eseri? Kadınlar Duygusal, Erkekler Stratejik, Peki Osmanlı’da Kim Sözlüğe El Attı? Haydi itiraf edelim… Birçoğumuz “Kamus-ı Âlâm” ismini ilk duyduğunda bunun ya çok ağır bir ansiklopedi ya da eski bir büyü kitabı olduğunu sanmıştır. 🤓 Gerçek şu ki, bu eser ne sihirli bir tılsım ne de uzaylılara yazılmış bir mektup! Ama kesinlikle Osmanlı tarihinin en kıymetli hazinelerinden biri. Şimdi gelin, kadınların empatik dünyasıyla erkeklerin çözüm odaklı stratejilerini birleştirip bu devasa eserin perde arkasına eğlenceli bir yolculuk yapalım. Stratejik Erkeklerin Dünyasında Bir Ansiklopedi: Şemseddin Sami Sahneye Çıkıyor 🎩 Önce cevabı pat diye verelim: “Kamus-ı Âlâm”, Osmanlı’nın en ünlü…
Yorum BırakSigortalı İse Giriş Bildirgesi: Öğrenme, Haklar ve Sorumluluklar Öğrenmenin Dönüştürücü Gücü: Sigortalı İşe Giriş Bildirgesi Hakkında Bilgilenmek Eğitim dünyasında, bilgi yalnızca öğrenilmek için değil, aynı zamanda insanların yaşamlarını dönüştürme, toplumsal düzeni anlama ve bireysel haklar hakkında bilinçlenme amacıyla da vardır. Öğrenmenin bu dönüştürücü gücü, sadece akademik hayatla sınırlı kalmaz; aynı zamanda günlük yaşamın her alanına da nüfuz eder. Sigorta, çalışanlar için temel bir güvence sağlarken, sigortalı işe giriş bildirgesi de bu güvenceyi sağlamanın önemli bir adımıdır. Bilişsel gelişim ve pedagojik yaklaşımlar, öğrenme süreçlerinin bireylerin toplumda daha bilinçli ve etkin olmasına nasıl katkı sağladığını gösterir. Bugün sigortalı işe giriş bildirgesinin ne…
Yorum BırakKamet Olmadan Namaz Kılınır mı? Sessizliğin ve Düzenin Geleceği Üzerine Bir Yolculuk Hiç düşündünüz mü, bin dört yüz yıldır yankılanan bir çağrı – “Hayya ale’s-salâh” – gelecekte nasıl duyulacak? Bugün “Kamet olmadan namaz kılınır mı?” sorusunu sadece fıkhî bir mesele olarak değil, geleceğin dini ritüelleri, toplumsal yapısı ve teknolojik dönüşümü açısından da ele almak istiyorum. Çünkü bazen küçük bir ayrıntı, geleceğin ibadet biçimlerini bile şekillendirebilir. Kısa cevap: Evet, kamet olmadan da namaz kılınabilir; ancak kamet, sünnettir ve özellikle cemaatle kılınan farz namazlarda büyük bir anlam taşır. Kamet, düzenin, niyetin ve toplu bilincin sembolüdür. Kametin Anlamı: Zamanı Başlatan Sessiz Sinyal Kamet,…
Yorum BırakPardus Girişim Sermayesi Kime Ait? Kültür, Sermaye ve Kimlik Üzerine Antropolojik Bir Okuma Kültürlerin Zenginliği ve Sermayenin Sembolik Dünyası Kültürlerin çeşitliliğiyle büyülenmiş bir antropolog olarak, her topluluğun kendi iç dinamiklerinde gizli anlamlar taşıdığına inanırım. Bir köydeki hasat töreniyle bir şirketin sermaye yapısı arasında yüzeyde farklar olabilir, ancak her ikisi de insanın örgütlenme, anlam yaratma ve kimlik inşa etme çabasının ürünüdür. Pardus Girişim Sermayesi gibi finansal yapılara da bu gözle bakmak gerekir: sadece ekonomik bir varlık değil, aynı zamanda modern toplumun ritüelleri, sembolleri ve aidiyet biçimlerinin ifadesidir. “Pardus Girişim Sermayesi kime ait?” sorusu, yüzeyde bir mülkiyet sorusudur. Ancak derinlerde, sermaye birikiminin…
Yorum Bırakİşitsel Dikkat Nasıl Geliştirilir? Öğrenmenin Sesiyle Düşünmeyi Yeniden Keşfetmek Bir Eğitimcinin Gözünden: Öğrenmenin Dönüştürücü Gücü Bir eğitimci için öğrenme yalnızca bilgi edinmek değildir; aynı zamanda kendini dönüştürme sürecidir. Her bireyin öğrenme biçimi farklıdır — kimimiz görsel olarak öğreniriz, kimimiz dokunarak, kimimiz ise dinleyerek. Ancak modern dünyanın gürültüsü içinde unutulan bir beceri var: işitsel dikkat. Bu beceri, sadece duymakla değil, duyduğunu anlamlandırmakla ilgilidir. Günümüzde öğrenciler, öğretmenler ve hatta yetişkinler için bu beceri, öğrenmenin kalbinde yer alıyor. Peki, işitsel dikkat nedir ve nasıl geliştirilebilir? İşitsel Dikkat Nedir? Öğrenmede Duyma Sanatı İşitsel dikkat, bireyin sesleri ayırt etme, anlamlandırma ve bu seslere odaklanma kapasitesidir.…
Yorum Bırak