Hentbol, hızlı tempolu ve stratejik bir takım sporudur. Her biri 30 dakika süren iki devreden oluşan bu maçlar, toplamda 60 dakika sürer. Devreler arasında genellikle 10 dakikalık bir ara verilir. Ancak, yaş grubu ve organizasyon türüne göre sürelerde değişiklikler olabilir. Hentbol Maç Süresi Resmi hentbol maçlarında her devre 30 dakika sürer. Devre arası ise genellikle 10 dakikadır. Bu süreler, Uluslararası Hentbol Federasyonu (IHF) tarafından belirlenen standartlara dayanır. Ancak, bazı liglerde ve organizasyonlarda bu süreler farklılık gösterebilir. Örneğin, Türkiye Süper Lig’inde devre arası süresi 15 dakikaya kadar uzatılabilir. [1] Uzatma ve Penaltı Süreleri Normal süresi berabere biten maçlarda, galibi belirlemek için…
2 YorumKategori: Makaleler
Tarihe farklı pencerelerden bakmayı seven biri olarak bugün sizlerle zihnimi uzun zamandır meşgul eden bir konuyu konuşmak istiyorum: “Osmanlı’da ilk kanun nedir?” Bu sorunun cevabı, sadece kuru bir tarih bilgisinden ibaret değil; aksine toplumların adalet arayışına, yöneticilerin vizyonuna ve insanların yaşam biçimine kadar uzanan derin bir yolculuk… Osmanlı’da İlk Kanun: Bir Devletin Adaletle Tanışması Erkeklerin Nesnel Gözünden: Devletin Düzeni ve Yapısal İhtiyaç Erkek bakış açısı genellikle tarih söz konusu olduğunda daha veri odaklı, daha nesnel ve kurumsal gerçekliklere bağlı olur. Bu açıdan bakıldığında Osmanlı’da ilk kanun, yalnızca bir hukuk belgesi değil, büyüyen bir imparatorluğun ayakta kalması için atılmış zorunlu bir…
2 YorumKelimelerin Güreşi: “Güreşe En Geç Kaç Yaşında Başlanır?” Bir edebiyatçının gözünden bakıldığında her spor, bir dil ve bir anlatı biçimidir. Güreş de öyle. Yalnızca bedenlerin değil, kelimelerin, anlamların, kaderlerin güreşidir o. Yaş burada bir sayıdan ibaret değildir; o, bir metnin zamanı, bir karakterin gelişme noktası, bir hikâyenin başlangıç satırıdır. “Güreşe en geç kaç yaşında başlanır?” sorusu, yalnızca bir sporun değil, bir yaşam felsefesinin, bir karakter inşasının da sorgusudur. Bir Kelimenin Bileği: Edebiyatta Güreşin Anlamı Her metin, bir mücadele alanıdır. Yazar, kelimeleriyle güreşir; okuyucu ise anlamla. Homeros’un İlyada’sında kahramanların çarpışması, sadece fiziksel bir savaş değil, insanın kendini aşma çabasıdır. Tıpkı bir…
2 YorumKısıtlanan Kişi Evlenebilir mi? Aşkın Hukuka Çarptığı O Eğlenceli Nokta! Hadi dürüst olalım… Aşk dediğin bazen mantığı, bazen yasaları bile çiğner. Ancak konu “kısıtlı birinin evlenip evlenemeyeceği” olunca işler biraz daha ciddi, biraz daha komik hâle geliyor. Çünkü bir yanda kalp var “seviyorum” diyor, diğer yanda hukuk var “bir dakika, önce belgeleri görelim” diyor. Bugün bu konuyu, hafif bir tebessümle, bolca merakla ve biraz da “hukuki romantizm” sosuyla konuşacağız. Hazırsanız başlayalım. Önce Ne Demek Bu “Kısıtlı”? “Kısıtlı” kelimesi kulağa sanki internette engellenmiş hesap gibi gelse de, hukukta anlamı biraz farklı. Bir kişi akıl sağlığı, yaş, bağımlılık ya da başka bir…
2 YorumBir Antropoloğun Gözünden: Cıncık Adana Ne Demek? Kültür, insanın kendini anlatma biçimidir; kimi zaman bir sözde, kimi zaman bir jestte, kimi zamansa bir tabakta hayat bulur. Bir antropolog olarak Anadolu’nun renkli dokusuna her adım attığınızda, sizi selamlayan yeni bir kelimeyle karşılaşırsınız. “Cıncık Adana” da bu kelimelerden biridir — kulağa neşeli gelir, yerel bir ruh taşır, ama anlamı yalnızca sözcüklerde değil, onu söyleyen insanların yaşam biçimlerinde saklıdır. Bu yazıda “Cıncık Adana ne demek?” sorusunu yalnızca dilsel düzlemde değil; ritüeller, semboller, topluluk yapıları ve kimlik kavramlarıyla birlikte antropolojik olarak ele alacağız. Çünkü bir kelime, aslında bir halkın aynasıdır. “Cıncık Adana”: Yerel Dilin…
2 YorumKAP Neden Önemli? Bir Hikâyenin İçinde Saklı Cevap Bazen bir sorunun cevabını bulmak için kitaplara değil, hayatın içinden geçen hikâyelere bakmamız gerekir. Bugün size, “KAP neden önemli?” sorusunu cevaplarken, sadece bir kavramı değil, insanların iç dünyalarını da keşfedeceğiniz bir hikâye anlatmak istiyorum. Bu hikâyede kahramanlarımız, çözüm arayan stratejik bir adam ve kalplere dokunan empatik bir kadın… Onların yolları kesiştiğinde, KAP’ın neden bu kadar hayati olduğunu hep birlikte anlayacağız. Bir Başlangıcın Hikâyesi: Arda ve Elif Arda, hayatı boyunca her şeyi planlı yaşamış, rakamlarla düşünen, çözüm odaklı bir adamdı. Ona göre her sorunun bir cevabı, her çıkmazın bir stratejisi vardı. Yıllardır bir…
2 YorumKantar Kütle mi Ölçer Ağırlık mı? Geleceğin Dengesini Tartmak Bazen en basit sorular, geleceğe dair en derin tartışmaların kapısını aralar. İşte bugün tam da böyle bir merakın peşindeyiz. “Kantar kütle mi ölçer, yoksa ağırlık mı?” sorusu ilk bakışta lise fiziğinden kalma bir detay gibi görünse de, aslında geleceğin bilimi, teknolojisi ve insan algısı açısından oldukça kritik bir tartışmayı beraberinde getiriyor. Bu yazıyı yazarken aklımdan geçen şey sadece doğru cevabı bulmak değil; aynı zamanda sizlerle birlikte bu sorunun gelecekte ne gibi sonuçlar doğurabileceğini hayal etmek. Çünkü bilimin küçük detaylarında, büyük dönüşümlerin ipuçları gizlidir. Fiziksel Temeller: Kütle ve Ağırlık Arasındaki İnce Çizgi…
2 YorumZorla Görevlendirme Yapılabilir mi? Tarihsel Arka Plan, Hukukî Çerçeve ve Güncel Tartışmalar Giriş: “Zorla görevlendirme” neyi ifade eder? Zorla görevlendirme ifadesi, kamu personelinin rızası olmaksızın başka bir görev, yer veya kurumda çalıştırılması çağrışımını taşır. Burada kritik ayrım; angarya/“zorla çalıştırma” ile idarenin geçici görevlendirme ya da naklen atama gibi kanunda açık dayanağı olan tasarrufları arasındadır. Türkiye’de hukuk düzeni angaryayı kesin biçimde yasaklarken, kamu hizmetinin sürekliliği için bazı istisnaî görevlendirme araçlarına izin verir. Bu iki alan çakıştığında “zorla görevlendirme” tartışması doğar. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 18. maddesi, “Hiç kimse zorla çalıştırılamaz. Angarya yasaktır” der ve sadece sınırlı istisnaları sayar. :contentReference[oaicite:0]{index=0} Tarihsel arka plan:…
2 YorumBir Ekonomistin Gözünden: Zeytin Aşısı, Kaynaklar ve Seçimlerin Ekonomisi Ekonominin özü, sınırlı kaynaklar karşısında yapılan bilinçli tercihlerdir. Her karar, bir fırsat maliyeti taşır; bir seçimin bedeli, vazgeçilen diğer olasılıklardır. Bu durum sadece finansal piyasalarda değil, doğanın sessiz düzeninde de geçerlidir. Bir ekonomist olarak bazen laboratuvar grafiklerinden çok bir zeytin ağacının gövdesine bakarak düşünürüm: “Doğanın üretim stratejisi bizim ekonomik modellerimizden ne kadar farklı?” Zeytin göz aşısı işte bu soruların doğal bir yansımasıdır. Çünkü o da bir yatırım, bir kaynak planlaması ve geleceğe yapılan stratejik bir tercihtir. Zeytin Göz Aşısı Ne Zaman Yapılır? Doğanın Takvimi, Ekonominin Ritmi Zeytin göz aşısı genellikle Mayıs…
2 Yorum“Ya Safi entel Safi” ifadesi, Türkçede genellikle “çok entel” veya “entel dantel” gibi anlamlarda kullanılan bir deyimdir. Bu deyim, bir kişinin aşırı entelektüel veya kültürel bir tavır sergileyerek, halktan veya sıradan insanlardan farklı bir duruş sergilemesini eleştiren bir anlam taşır. “Ya Safi” kısmı, Allah’ın Esmaül Hüsna’sında yer alan “Eş-Şâfî” ismini çağrıştırarak, “şifa veren” anlamına gelir. Ancak bu bağlamda, deyimin dini bir anlamı yoktur; daha çok halk arasında kullanılan bir tabirdir. Tarihsel Arka Plan “Ya Safi entel Safi” deyiminin kökeni, Osmanlı İmparatorluğu’nun son dönemlerine ve Cumhuriyet’in ilk yıllarına dayanır. Bu dönemde, Batı kültürünün etkisiyle entelektüel bir sınıf ortaya çıkmış ve bu…
2 Yorum