İçeriğe geç

Saatte 40 km rüzgâr hızı çok mu ?

Saatte 40 km Rüzgâr Hızı Çok Mu? İzmirli Bir Genç Gözünden

Dışarıda güneşin tadını çıkarıyorsun, rüzgârın hafifçe yüzünü okşamasını bekliyorsun. O sırada bir arkadaşın, “Saatte 40 km rüzgâr hızı çok mu?” diye soruyor. Önce bir duraksıyorsun. Ne demek çok mu? Hangi hızda rüzgârı çok olarak kabul etmeliyim? İzmirli bir genç olarak bu soruyu duyduğumda, bir yandan hayatın anlamını sorgularken diğer yandan hafif bir gülme dürtüsü geliyor.

Rüzgâr ve Ben: Eski Dostlar

Öncelikle şunu belirtmeliyim, ben İzmirliyim. Rüzgâr bizim için, tıpkı bir dost gibi; bazen iyi, bazen kötü, ama kesinlikle her zaman yanımızda. Yani, “Saatte 40 km rüzgâr hızı çok mu?” sorusunu duyduğumda, aslında birkaç saniye rüzgârın ta kendisiyle baş başa kalmam gerekiyor. İzmir’de deniz kenarındaki sabah yürüyüşlerinden, akşamüstü fırtınasına kadar, rüzgârın hızı konusunda tam bir uzman oldum diyebilirim.

40 km/h Rüzgâr: İyi Mi, Kötü Mü?

Şimdi, bu 40 km’yi de bir anlayalım. Saatte 40 km hızında rüzgâr demek, normalde çok fazla “dalga” yaratmadan, saçlarını savuracak kadar bir güç demek. Hani o hava biraz yavaş esiyor ama o yavaşlık da sanki sarsın seni. Mesela, öğle saati civarı bir İzmir günü, kafede oturuyorsun. Hava sıcak, güneş vuruyor ama rüzgâr öyle bir esiyor ki, o an hayatının en rahat anını yaşıyor gibisin. O rüzgârın tadını çıkarıyorsun ama “Acaba bu rüzgâr bana yeter mi?” diye sormuyorsun. İşte burada, saatte 40 km hızındaki rüzgâr, ideal bir hız. Çok da az değil, fazla da değil. Ne dökülen saçlar ne de uçan şapka! Her şey tam kıvamında.

Peki, Rüzgârın Hızını Anlamak Nedir?

Rüzgârın hızını gerçekten hissetmek için biraz daha dramatik bir sahneye ihtiyacımız var. Düşünsene, sen arkadaşınla kumsalda yürüyorsun. Ama bir anda rüzgâr 40 km hızla esmeye başlıyor. O an, saçlarını tutmaya çalışıyorsun ama olmuyor. Sonra hatırlıyorsun, o kadar da büyük bir felaket değilmiş. Hani korkuttu biraz ama tam felaket değil. Ama işte, 40 km hızındaki rüzgâr, insanı bir an “bu rüzgâr çok mu hızlı?” diye düşündürtebilir. Belki de hayatın tüm sorunları bu kadar hızı aşabiliyor.

Hız mı, Akıl mı? Rüzgârı Düşünürken

Ama dur, bir dakika! İç sesim devreye giriyor:

“Saatte 40 km rüzgâr hızı, çok mu?”

“Vallahi, çok değil ama biraz da hızlı… Ben niye bu kadar düşünüyorum? Tüm dünyada böyle sorularla mı geçiyor zaman?”

Tam o anda, 40 km hızla esen rüzgârla baş başa kalıyorum. Akıl, rüzgârın hızında bir şeyler arıyor. Mesela, insan hayatındaki hızla alakalı bir şeyler mi var? Her an, sürekli bir hız içinde miyiz? Belki de soruyu doğru soramıyoruz: “Saatte 40 km rüzgâr hızı çok mu, yoksa bu hız hayatın hızına mı benziyor?”

40 km/h Rüzgârı Ne Yapmalı?

Hadi biraz daha ciddileşelim. Saatte 40 km rüzgâr hızı genelde normal bir koşulda sorun yaratmaz. Ama rüzgârın daha güçlü olabileceği yerlerde – örneğin dağ başlarında ya da deniz kenarında – rüzgâr hızı belirli bir noktadan sonra gerçekten çok tehlikeli hale gelebilir. Kafanda rüzgârın hızını arttırmaya karar verip de birden fazla kez “Saçımı kestim!” diye bağırırsan, o zaman zaten ne kadar hızlı olduğunu fark etmiş olursun. Yani, her şeyin ölçüsü var.

Komik Durumlar: Rüzgâr ve Arkadaşlarım

Gelelim en komik kısmı: Arkadaşlarım ve rüzgâr. Bir gün yine kumsalda oturuyordum, rüzgâr saatte 40 km hızla esiyordu. Arkadaşım, “Ya, rüzgâr ne kadar hızlı esiyor, değil mi?” dedi. Ben de cevaben: “Hımm, bence hayatın hızından daha hızlı!” dedim. Bir an şaşkın bakışlar aldım, ama sonra herkes gülmeye başladı. O an fark ettim ki, rüzgârın hızını ölçmektense, ona nasıl tepki verdiğimiz daha önemli.

Bir başka arkadaşım da bir gün “Rüzgâr çok hızlı esiyor, şişme botum bile uçuyor!” dedi. Ben de: “Hadi ya, senin şişme botla deniz arasında çok derin bir ilişki var,” diyerek ortamı yumuşattım. İşte, rüzgârın hızı, arkadaş ortamlarında daha çok eğlenceli ve absürd bir kavram haline gelir.

Sonuç Olarak: 40 km/h Rüzgâr, Gayet Normal!

Kısaca özetlemek gerekirse, saatte 40 km rüzgâr hızı çok mu? Bence değil. Rüzgârın hızı, hayattaki hızdan çok da farklı değil. Belki de önemli olan, hızla nasıl başa çıktığımız ve onu nasıl algıladığımız. Eğer İzmir’de yaşıyorsanız, zaten rüzgâr hayatınızın bir parçası. Ama eğer her rüzgârı büyük bir felaket gibi görüyorsanız, belki de durup bir düşünmek gerek: Saatte 40 km hızla esen rüzgâr hayatı biraz hızlandırıyor olabilir. Ama korkmaya gerek yok, her şeyin hızının bir sınırı var, özellikle saçımızı uçuran rüzgârda!

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

şişli escort deneme bonusu veren siteler 2025
Sitemap
betxper